İnsanı yücelten en önemli erdem ve faziletlerden birisi de vefadır.
Işığını inancından alan kutlu medeniyetimiz deyim yerindeyse “serapa bir vefa medeniyetidir.”
Bizim anlayışımıza göre adına vefa dediğimiz şey sadece İstanbul’da bir yokuş değildir.
Bilakis vefa, değerlerden uzaklaşmanın büyük bir çıkmaza sürüklediği hayat yolculuğunda iyiye,doğruya ve güzele yegane çıkıştır.
Ne zaman vefadan bahis açılsa aklıma hep şöyle bir zayi ilanı vermek gelir:
“Vefamızı kaybettik.Hükümsüzdür.”
Sadece vefamızı kaybetmiş olsak,çok fazla gam değil,fakat vefamızla birlikte o kadar çok şey kaybettik ki....
Dilerseniz,huzur ve mutluluğumuza modern bir virüs olarak düşen vefasızlık hastalığının hayatımızdaki yan etkilerine şöyle bir bakalım...
Kaybettiğimiz haysiyet ve şahsiyete paralel olarak,dumura uğrayıp değişen,zihniyetimizin neticesinde artık maalesef kadının kocasına talebenin hocasına vefası kalmamıştır.
Gönülde vefa kalmayınca da hayattan mutluluk ve sefada kalmamıştır.Çünkü tarihi tecrübe bize göstermektedir ki;”vefası olmayanın sefası olmaz.”
Vefamızı kaybettik;eski dostlukların artık yerinde yeller esiyor.vefamızı kaybettik,onu kaybedince aşkımızı azmimizi,neşemizi ve umudumuzu kaybettik.
Vefamızı kaybettik;bundan dolayı gönlümüzdeki huzuru yüzümüzdeki nuru ve yüreğimizdeki sururu kaybettik.
Vefamızı kaybettik;bunun sonucu olarak insanlarla aramızdaki ulvi köprüleri birer birer yıktık,yerine menfaat tuğlalarıyla aşılmaz duvarlar ördük.Akıbetini hep birlikte çok kötü gördük.
Vefamızı kaybettik;onu kaybedince davamızı kaybettik.
İdeallerin yerini iddalara bıraktık.
Halbuki biz bir zamanlar bir fincan kahvenin kırk yıl hatırını sayardık.Bize bir harf öğretene kırk yıl köle hissederdik kendimizi şimdi ne oldu?
Artık bir kahvein hatırı dakikalarla sınırlı,bir harfi bırakın bize bir hayatı öğreten büyüklerimizi cenazelerinde bile yapayalnız bırakıyoruz.
Kişinin vefası,imanı ölçüsündedir.Kişi inancında ne kadar sadıksa sözünede o kadar sadıktır.
Efendimiz şöye buyurur:
“Vefa imandandır.”
Esasen vefasız olmak,bir yönüyle de nankör olmaktır.
Efendimiz şöyle buyurur:
“Kadınların çoğunluğunu cehennemde gördüm.”
Nedini sorulduğunda Efendimiz şöyle işaret buyrur;
“O kadınlara kocaları sayısız iyilikte bulunur,bir kötülük edecek olsa o kadınlar bütün bu iyilikleri unutup,bana hiç iyilik etmedin derler...”
Vefadan bahsedipte şu dizelere yer vermemek olmaz:
“Sende yok sabrı sükun
Ben de vefadan zerre
İki yoktan ne çıkar
Birleşelim bir kere”
Gelin Rabbimize onun güzel habibine,büyüklerimize ve dostlarımıza her daim vefalı olalalım.
Vefa ile hayatı yaşanılır ve fani ismimizi hayırlarla ve güzelliklerle her daim anılır kılalım.
“Sevginiz daim,vefanız kaim olsun...”